Perşembe, 19 Şaban 1445 | 2024/02/29
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Artık Harekete Geçmenin Zamanı Gelmedi mi Ey Erdoğan?!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Artık Harekete Geçmenin Zamanı Gelmedi mi Ey Erdoğan?!

Haber:

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “İsrail’in” Gazze halkını rehin tuttuğunu söyleyerek Tel Aviv’in Gazze Şeridi’nde kalıcı bir ateşkes konusunda “hevessiz” göründüğüne dikkat çekti. (El Cezire Net)

Yorum:

Gazze olaylarının başlangıcından bu yana Cumhurbaşkanı, hükümet üyeleri ve dışişleri bakanı tarafından temsil edilen Türkiye hükümeti, medya organlarına çıkıp bizlere, Gazze halkına zulmediliyor, Gazze’ye karşı savaş suçları işleniyor, Siyonist varlık gaspçı bir varlıktır ve Birleşmiş Milletler aracılığıyla buna son vermemiz gerekir gibi dünyadaki en küçük çocuğun bile okuduğu net resmi açıklıyorlar ve aynı şekildesanki iddia ettikleri gibi önemli bir orduya sahip ve uluslararası toplumda ağırlığı olan bir ülke değillermiş gibi Avrupa ile konuyu konuşmak istediklerini ama kendilerine cevap vermediklerini söylüyorlar! Suriye halkının öldürülmesi ve Suriye dosyasıyla ilgili olana gelince; kendilerini dev aynasında görüyorlar, kendilerini karar verici olarak görüyorlar, öldürüyorlar, yağmalıyorlar ve İslam’a aykırı olan şeyler planlıyorlar!

Bugün de Dışişleri Bakanı karşımıza çıkmış, Gazze halkının hapiste olduğunu ve Gazze halkının zulme uğradığını söylüyor! Şayet sizler Allah’tan korkan adamlar olsaydınız, sahip olduğunuz askeri güçle Filistin’e ve Gazze halkına yardım etmek için harekete geçerdiniz.

Nitekim nefislerini Allah’a adayan ve çok az bir silah gücüne sahip oldukları halde bir gurup mücahit Yahudi varlığına kök söktürdü; böylece bütün Arap ülkeleri utandılar ve planlarını Müslüman ülkelerde uygulamakta başarısız oldular. Oysa sen, büyük bir orduya, siyasi ve askeri bir güce, iç ve dış baskı gücüne sahip olduğun halde kalkmış bize vakıayı açıklıyorsun öyle mi?!

Savaşın başlangıcından beri sizlerden, (çalışacağız… kınıyoruz... karşı çıkıyoruz) sözlerinden başka bir şey işitmedik; oysa bu ifadeler sadece sizin utancınızı artıracaktır; sizleri tahtlarından kaldırıp atmadıkça halkınız asla sizden razı olmayacaktır; çünkü bugün sizler ihanetinizi kanıtladınız. Nitekim sizler, onlarca yıldır Filistin meselesinin kırmızı çizgi olduğunu, Filistin ve Filistin halkının lehine olay şeylerden vazgeçmeyeceğinizi, Kudüs’ün Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sı olduğunu ve asla onu terk etmeyeceğinizi mırıldanıp duruyorsunuz ama bunların hepsi yalan ve iftira olup halklarınızı istismar etmekten ve Müslümanların duygularını okşamaktan başka bir şey değildir.

Gazze halkını öldürmekte aktif olan tüm güçlere baskı uygulamanıza imkan verecek güce, siyasi ve askeri gerçekliğe sahip olmanıza rağmen harekete geçmediniz. Aksine ne yazık ki ticari ilişkileriniz olduğunu ve bunu kesemeyeceğiniz gerekçesiyle bu varlığa destek veriyorsunuz!

İslam bunu kabul etmez ey Erdoğan! Zira İslam, muharip bir devletle muamele etmeyi caiz görmüyor! Aksine ticaret de dahil tüm ilişkileri kemeniz gerekiyor. Ancak sizler ilişkinizi kesmediniz, aksine gaspçı varlıkla ticaretin seviyesini yükselterek, bu gaspçı varlığa korku salan kahraman mücahitlerin eylemleri sonucunda ortaya çıkan açığını kapattınız.

Tarih sizin hain olduğunuzu, Gazze halkına destek olmadığınızı ve İslam ümmetini öldürdüğünüzü yazacak, Allah ahirette sizden hesap soracak, Allah’ın izniyle biz de bu dünyada sizden hesap soracağız.

Bugün hain güçler ortaya çıktığı gibi hain ve ajanın kim olduğu da ifşa olmuştur; zira onlar, Müslümanları öldürmek ve Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin olduğu İslam Devleti’nin kurulmasını engellemek için bu ülkedeki koltukları işgal ediyorlar. Ancak biri gelecek, onların tahtlarını yıkacak, hatta onları kökünden söküp derin bir vadiye atacaktır.

Ey Müslümanlar: Onlara aldanmayın ve onların davranışlarına bakın; zira onlar sadece övünüp duruyorlar ama hiçbir karar yetkisine sahip değillerdir; bilakis harekete geçmek için efendilerinden yeşil ışık bekliyorlar, Gazze’yi kurtarmak ve ona yardım etmek için sadece kınıyorlar, seslerini yükseltiyorlar ve yaldızlı ve yalan sloganlarla medyalarını harekete geçiriyorlar!

Aksa Tufanının başlangıcında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ortaya çıkıp ben bölgenin vaftiz babasıyım, her iki taraf için de garantör olacağım ve bu savaşı durduracağız demişti; ancak tüm planları başarısız olup bunları uygulamaya koyamayınca, aslında tantanadan ibaret olan ve bizim için de kabul edilmez olan sözlerini tamamen unuttu. Zira direniş, Gazze halkının akıllara durgunluk veren kararlılığı sayesinde onlar için planlanan her şeyi başarısızlığı uğrattı.

Gazze’nin bugünkü kararlılığı Müslümanlar olarak bizim, önümüze çıkan bu güçlerden korkmadığımızı, Allah’ın bizimle beraber ve O’nun bizim yardımcımız olduğunu, Allah’ın izniyle haklarımızı geri alacağımızı ve Allah’ın izniyle muhlislerin eliyle Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet güneşinin yakında doğacağını tüm dünyaya kanıtlamıştır.

Her bir samimi Müslümana ve kapitalizmin zilleti içinde değil de izzet ve gurur içinde yaşamak isteyen tüm insanlara diyoruz ki: Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti’nin altında yeryüzünde Allah’ın şeriatının uygulanmasına ulaşmak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte hareket edin; böylece insanları, kullara ibadet etmekten kulların Rabbine ibadet etmeye ve dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine kavuşturacağız.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” [Muhammed 7]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Dareyn Eş-Şanti

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER