- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslüman Ülkelerde Gıda Güvensizliği Giderek Artıyor
Haber:
Sudan'da 19 milyon kişi yüksek düzeyde gıda güvensizliği ile karşı karşıyadır.
Yorum:
Allah'ın indirdikleriyle hükmetmenin kaybolmasının ve sömürgeci kafirin tuzağına düşmesinin akabindeki bu dönemde İslam ümmetinin başına gelen en büyük felaketlerden biri,ülkesinin muazzam servetlerine ve zenginliklerine rağmen, evlatlarının başına daha önce hiç tanık olmadığı yoksulluk, ihtiyaç, sefalet ve açlığın gelmesidir!
Müslüman ülkelerdeki alışılagelmiş manzara, sefalet, zorluk ve sıkıntılı bir yaşam çerçevesinden çıkamamaktır.Bakın işte Gazze Şeridi'ndeki halkımız, insani yardımların Gazze Şeridi'ne girmesine izin veren sahte bir ateşkesin ilan edilmesine rağmen, katliamların devam etmesinin ve en temel yaşam ihtiyaçlarından mahrum bırakılmalarının gölgesinde üst üste üçüncü mübarek Ramazan ayını karşılayacaklar.Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Gazze Şeridi'nde soykırım savaşının başlamasından bu yana çocuk şehitlerin sayısının 18.592'ye ulaştığını açıkladı.
Yemen'e gelince; 2015 yılında çatışmaların başlamasından bu yana 11.500'den fazla çocuk ölmüş veya yaralanmış olup 2,7 milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme sorunu yaşamaktadır.
Irak'ın kuşatılması da bize çok uzak değildir; zira on binlerce çocuk ilaç ve gıda eksikliği nedeniyle hayatını kaybetmiş olup tarihte bunun birçok örneği vardır.
Bu rakamlar, çocuklar arasında yaşanan büyük kayıpların boyutunu ve insani koşulların benzeri görülmemiş bir şekilde kötüleştiğini yansıtmaktadır.Sömürgeci kapitalist Batı ülkelerine boyun eğen bu bağımlı rejimlerin gölgesinde halklar, muazzam servetlerine rağmen temel ve lüks ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli olan şeyleri elde edemeyeceklerdir. وَمَنْ أَعْرَضَ عَنْ ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنْكاً“Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır.” [Taha 124]
Tüm bu halkların, şu anda yaşadıklarından daha da kötü bir açlık ve yoksulluk salgınına kapılmadan önce bu durumu değiştirmek için aşağılık yöneticilerine karşı ayaklanmalarının zamanı gelmiştir; bu değişim ise ancak Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti'nin gölgesinde İslam'ın hükümlerinin yeniden uygulanmasıyla gerçekleşebilir; hepimizin kendisi için çalışmamız gereken çıkış yolu işte budur. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: إِنَّ اللّهَ لاَ يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنْفُسِهِمْ “Şüphesiz ki bir kavim, kendini nefsini değiştirmedikçe; Allah da onları değiştirmez.” [Rad 11]
Bu kasvetli tablo, ancak yeryüzüne Allah'ın şeriatıyla hükmetmenin geri dönmesi ve Allah'ın izniyle yakında kurulacak olan Raşidi Hilafet Devleti'nin gölgesinde İslam'ın hükümlerinin ikame edilmesiyle aydınlatılabilir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Rana Mustafa



