- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Batı Ahlakı, Halkı İçin, Cahiliye Dönemindeki İnsanların Yediği Hurma Putlarından Daha Az Önemli Hale Gelmiştir
Haber:
ABD hükümeti, Anthropic'in yapay zeka teknolojilerini sınırsız askeri kullanım için açmaması halinde, şirketle imzalanan askeri sözleşmeleri feshetmekle tehdit ediyor.
Şirketin CEO'su Dario Amodei, hükümetin yapay zekayı kontrolsüz bir şekilde kullanmasının etik açıdan sakıncalı olduğunu, özellikle de tamamen otonom silahlı insansız hava araçları ve muhalifleri takip edebilen yapay zeka destekli kitlesel gözetim sistemlerinin risklerini defalarca dile getirmiştir.
Raporlara göre, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth Salı günü, şirketin bu şartlara uymaması halinde 200 milyon Dolarlık (167 milyon avro) sözleşmeyi feshedeceğini ve şirketi “tedarik zinciri riski” olarak sınıflandıracağını söyledi. (Euronews Arabic)
Yorum:
Batı, on yıllar boyunca ahlak ve değerler hakkındaki konuşmalarıyla dünyanın kafasını patlatmış, bu konular hakkında timsah gözyaşları dökmüş ve bunları korumak bahanesiyle ülkeler, yöneticiler ve halklarla savaşmıştır. Sonra bir anda bu ahlaklar değersiz ve önemsiz bir hale gelmiştir; hatta durum, özgürlük, demokrasi ve sözde ahlak ülkesi ABD'nin Savaş Bakanı'nın, hükümetinin planıyla işbirliği yapmayı reddeden bir şirkete kamu yaptırımları uygulayacağı tehdidinde bulunmasına kadar ulaşmıştır.
Gerçek şu ki Batılı liderler ve karar vericiler arasında etik ve değerlerin eksikliği, yeni bir durum olmadığı gibi şaşırtıcı da değildir. Aksine yeni olan şey, bu sefer bunların aleni bir hale gelmiş olmasıdır çünkü Trump liderliğindeki mevcut ABD yönetimi her şeyi, diplomasi veya laf kalabalığına başvurmadan açık ve net bir şekilde ele almaktadır. Zira mevcut ABD yönetimi, gizlediği şeyleri açığa vurmakta ve aklından geçenleri tam bir açıklık ve pervasızlıkla ifade etmektedir. Özellikle demokratlar olmak üzere daha önceki yönetimler ise içlerindeki gizlediklerinin ve sakladıklarının tam tersini göstererek gerçek doğasını ortaya koyuyorlardı.
Bu sefer Batı için daha da şok edici olan şey, bunun sadece diğer ülkelerin halklarının veya Müslümanların değil, kendi halklarını da etkileyecek olmasıdır; zira Batı, bir asırdan fazla süredir Müslümanlara karşı acımasız ve insanlık dışı bir savaş yürütüyor. Nitekim Bagram, Guantanamo ve Ebu Gureyb hapishaneleri ile Irak, Afganistan ve Gazze'deki savaşlar bunun kanıtıdır. Ayrıca raporlar, Batı'nın ve askerlerinin Müslümanlara ve esirlerine karşı uyguladığı vahşi yöntemleri ve işlediği suçları defalarca ortaya koymuştur.
Amerika'da Demokratlar, teknoloji devleri ve Silikon Vadisi ile Cumhuriyetçiler, silah ve petrol devleri arasında devam eden anlaşmazlık olmasaydı, bu anlaşmazlığı asla işitmeyecek veya bilmiyor olacaktık; zira onların hepsi değerlere ve ahlaka kendi çıkarlarına göre bağlı kalmaktadırlar. Yani onlar, hurmalardan kendi elleriyle tanrılar yapıp sonra da acıktıklarında onları yiyen cahiliye dönemindeki insanlar gibidirler. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلَـكِنَّهُ أَخْلَدَ إِلَى الأَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوَاهُ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِ إِن تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ أَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَث ذَّلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ “Dileseydik onu bununla yükseltirdik. Fakat o yere saplandı, hevasına uydu. Onun durumu, üzerine varsan da dilini sarkıtıp soluyan, varmasan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan halkın durumu böyledir. Sen bu kıssayı anlat, belki öğüt alırlar.” [Araf 176]
Yüce değerler ve ahlaka gelince; bunlar asıl olarak İslam'da vardır ve İslam bunlara yönelik sabit şerî hükümler koymuştur; işte Müslümanlar ve onların halefleri bunlara, çıkar veya menfaat güdüsüyle değil, takva ve Allah'a yakınlaşma dürtüsüyle sıkı sıkıya bağlı kalırlar; böylece bir gerileme veya kafa karışıklığı yaşanmaz.
Bu, bir yönetim ve yaşam modeli olarak İslam'a özlem duymamıza sevk eden yüzlerce, hatta binlerce nedenlerden sadece biridir; çünkü İslam, insanları kendi arzularına ve çıkarlarına tapmaktan kurtarıp kullara merhamet edilmesini ve onların durumlarının ıslah edilmesini isteyen Allah’a tapmaya kavuşturur. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ “Biz seni ancak âlemlere rahmet olsun diye gönderdik.” [Enbiya 107] Allah'ım, biz ve dünya için, bizi ve dünyayı kapitalizmin sefaletinden kurtaracak Raşid bir Hilafet hazırla.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Halil Abdurrahman



