Cumartesi, 18 Ramazan 1447 | 2026/03/07
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Savaşları Alevlendiriyorlar, Sonra Da Çocuklar İçin Ağlıyorlar!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Savaşları Alevlendiriyorlar, Sonra Da Çocuklar İçin Ağlıyorlar!
Tıpkı Birini Öldürüp Sonra Da Onun Cenazesine Katılan Kimse Gibi

Haber:

3/3/2026 Salı günü, Melania Trump, Orta Doğu'da ABD ve Yahudi varlığının İran'a yönelik saldırılarının gölgesinde askeri olarak gerginliğe tanık olunan bir zamanda, çatışma bölgelerindeki çocukları korumanın yollarını tartışmak üzere New York'ta BM Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık etti. Melania konuşmasında, zorlu koşullar altında toplantıya başkanlık ettiğini vurguladı, Washington'un dünya çapındaki çocukların yanında olduğunu belirtti ve barışın teşvik edilmesi, çocukların eğitim ve modern teknolojiye erişim haklarının korunması çağrısında bulundu. Ayrıca bilginin yayılmasının, karşılıklı anlayış ve çeşitliliğe saygı temelinde sürdürülebilir barışın inşasına katkıda bulunduğunu ifade ederek çocukları yapay zeka teknolojileriyle buluşturmanın bilginin artırılması ve eğitim ufkunun genişletilmesi açısından önemini vurguladı. (Russia Today)

Yorum:

Amerika ve Yahudilerin İran'daki bir kız ilkokulunu hedef alan ve 165 öğrencinin ölümüne neden olan saldırısından birkaç gün sonra, Melania Trump çatışma bölgelerindeki çocukları korumak için alınabilecek önlemleri tartışmak üzere bir toplantı düzenledi. Oysa bu çatışmalar ve savaşlar, çıkarlarını elde etmek, kontrolünü dayatmak ve halkların kaynaklarını ve servetini yağmalamak için başlarında kötü ve suçlu Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere sömürgeciler tarafından alevlendirilmektedir. Böylece masumların kanları dökülmekte, ülkeler yok edilmekte ve insanlar evlerinden edilmektedir. Tıpkı Sudan, Gazze, Suriye, Yemen, Lübnan ve İran'ın durumda olduğu gibi ki liste uzayıp gitmektedir. Sonra da dünyanın dört bir yanındaki çocukların yanında olduklarını iddia ediyorlar yani onlar bizzat birini öldürüp sonra da cenazesine katılan kimse gibidirler!

Sömürgecilerin doğrudan ya da ajanları yoluyla vekaletle yürüttüğü savaşlar, özellikle Müslüman ülkelerde çocukların acı çekmesine neden olmaktadır. Bu savaşlarda çocuklar zincirin en zayıf halkası olup onların masumiyetleri ve yaşlarının küçük olması onları aklamaz; zira onların arasından öldürülen ve yaralananlar olduğu gibi açlık, yoksulluk, yoksunluk ve ilaç eksikliği yaşamalarının aynı sıra yetim ve kayıp durumu yaşamışlar, evlerinden edilmişler ve eğitimden mahrum kalmışlardır. Dahası çoğu zaman, ailelerini geçindirmek için çalışmak zorunda kalmışlardır. Böylece küçük bedenlerine yetişkinlerin yükünü ve sorumluluklarını yüklemişlerdir.

Batılı ülkelerin uyguladığı çifte standartlar net bir şekilde ortaya çıktığı gibi çocuk hakları, insan hakları ve çatışmalarda ve savaşlarda masumların korunması ile ilgili sloganların bir yalan olduğu da açığa çıkmıştır; zira bunlar, acıktıklarında yedikleri hurma putundan ve İslam'ın hükümlerine saldırmak istediklerinde kullandıkları bir karttan başka bir şey değildir. Bu da Müslümanların evlatlarını dinlerinden ve kimliklerinden koparmak ve onların aralarında yozlaşma ve ahlaksızlığı yaymak içindir. Bu yüzden Batılı ülkeler, yöneticilerden oluşan ajanlarına CEDAW ve Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi ilgili uluslararası anlaşmaları imzalamalarını emrediyorlar ve bunlara uymak için yasalar çıkarmalarını ve okul müfredatlarını değiştirmelerini talep ediyorlar, bunu da şartlı finansman ve yardım almalarıyla ilişkilendiriyorlar; ama  mesele Müslüman ülkelerde çocuklara karşı işlenen zulüm ve suçlarla ilgili olduğunda, ya seyirci kalıp kabir sessizliğine bürünüyorlar, ya da çoğu zaman suçlulara ortaklık yapıyorlar; Gazze'deki soykırım savaşı bunun en iyi kanıtıdır.

Çocukların ve tüm insanlığın kapitalist sistem ve onunla hükmeden sömürgeci devletlerin gölgesinde güvenlik, emniyet ve onurlu bir yaşam sürmesinin mümkün olmadığı şüphe götürmez bir gerçektir. Belki de Epstein Adası skandalları ve orada çocuklara ve reşit olmayanlara karşı işlenen zulümler, suçlar ve saldırılar bu konuda söylenmesi gerekenlerin çoğunu özetlemektedir. Bu yüzden tüm insanlık için, İkinci Raşidi Hilafetin gölgesinde İslam'ın hükümlerini uygulamaktan başka bir kurtuluş yoktur; Allah'tan bize, Hilafetin bir an önce kurulmasını bahşetmesini diliyoruz.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Beraa Munasıra

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER