Pazartesi, 04 Şevval 1447 | 2026/03/23
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Yıldönümü Bir Teste Dönüştüğünde: Devrim Sürecinden Geriye Ne Kalıyor Ki?

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yıldönümü Bir Teste Dönüştüğünde:
Devrim Sürecinden Geriye Ne Kalıyor Ki?

 

Haber:

Suriye Posta Kurumu, ülke tarihindeki dönüm noktalarını belgelemeyi amaçlayan yıllık programı kapsamında, Suriye devriminin başlamasının on beşinci yıl dönümü münasebetiyle ilk hatıra posta pulunun basıldığını duyurdu.

Bu posta pulunun basılması, özgürlük ve onur sloganlarının atıldığı ilk protestoların başlamasından bu yana Suriye sahnesinde derin bir dönüm noktası oluşturan olayla bağlantılı sembolik bir anlam taşımaktadır.

Kurum, posta pulunun 24 Mart 2026 Salı gününden itibaren, çeşitli illerdeki postaneler aracılığıyla satışa sunulmuş olacağını açıkladı.

Yorum:

Devrimin başladığı ilk andan itibaren devrimin talepleri geçici ya da düşük seviyeli değildi; aksine o dönemde “reformist” olarak nitelendirilen formatında bile siyasi bağlamında yüksek düzeyde gerçekleşmekteydi. Dolayısıyla köklü bir polis devleti yapısı içinde muhasebe etmeyi talep etmek, kısmi bir talep değildi; aksine kapatma ve baskı üzerine kurulu bir yönetim sistemine doğrudan bir meydan okumaydı.

Daha sonra talepler, rastgele sıçramalar şeklinde değil, aksine sistemin inatçılığının ve ilk önerilerin herhangi birine cevap vermeyi reddetmesinin doğal bir sonucu olarak kademeli şekilde artmıştı. Şiddetin tırmanmasıyla birlikte siyasi söylemdeki her gelişme daha yüksek bir kanlı maliyetle ilişkilendirilmiş, bu da artan bir kararlılık halini pekiştirmiş ve nihai hedeflere bağlılık düzeyini yükseltmişti.

Bu bağlamda devrimle olan çatışma geçici ya da belirli bir aşamayla bağlantılı değildi; aksine çatışma devrimin ilk başlamasından itibaren başlamış ve devrimin söyleminin değişmesi ve kimliğinin netleşmesiyle birlikte yoğunlaşmıştı. Devrimle olan çatışmada, onu parçalamak, kontrol altına almak veya uluslararası güçlerle uyumlu olacak şekilde yeniden şekillendirmek için siyasi, medya ve askeri olmak üzere çeşitli araçlar kullanılmıştı.

Buna rağmen devrimin devamlılığındaki belirleyici faktör, yıllar boyunca rolünü zayıflatmaya yönelik sistematik girişimlere maruz kalan kuluçka çevresi olmaya devam etmişti. Ancak bu kuluçka, kritik dönüm noktalarında dengeyi yeniden sağlama ve devrimci hareketin sürekliliğini koruma gücünü kanıtlamış; böylece baskılara rağmen devrimin tamamen çökmesini engellemişti.

Bugün ise on beşinci yıldönümü vesilesiyle mesele, sadece tarihi bir olayı anmak gibi görünmemekte, aksine devrimin sonuçları ve yönelimleriyle bağlantılı temel soruları yeniden gündeme getirmektedir. Oysa tarih, bir anlatı olarak değil, bir değerlendirme aracı olarak ele alınmalıdır: Neler değişti, neler sabit kaldı ve yapılan fedakarlıkların ışığında nasıl bir yol şekillendi gibi.

Bu anlamda yıldönümü, bir kutlama durağından daha çok, farklı yollar arasındaki sınırları yeniden çizen ve çeşitli anlatıları gerçeklik ve sonuçlar karşısında teste tabi tutan siyasi bir inceleme anı olmalıdır.

Bu çerçevede yıldönümünü, sadece duygusal bir anma olarak ele almak mümkün değildir; aksine onu sapmayı veya asıl yola bağlı kalmayı ölçmek için bir kriter olarak değerlendirmek gerekir. Zira pusularını kaybeden devrimler, yavaş yavaş başkalarının projelerinin birer aracı olmaya dönüşürken, gayelerini net bir şekilde koruyan devrimler ise en şiddetli gerileme dönemlerinde bile kendilerini yeniden üretirler. Buna göre bugünkü gerçek meydan okuma, başlangıçları hatırlamakta değil, aksine onları, oluştuğu bağlamın dışında yeniden tanımlanmasını önlemekte yatmaktadır; bu da fedakârlıkların doğal seyrinde kalmasını ve yeniden siyasi istihdam için bir araç olmamasını garanti edecektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdu ed-Della - Suriye

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER