Pakistan Başka Bir Cesur Kız Kardeşini Daha Terk Ederek Onu Kafirlere Teslim Etti!
- Kategori Makaleler
- |
Dr. Afiye Sıddıki'den Asiya Andrabi'ye
Pakistan Başka Bir Cesur Kız Kardeşini Daha Terk Ederek Onu Kafirlere Teslim Etti!
24 Mart 2026'da, Delhi'deki özel bir mahkeme, üç çocuk annesi ve 64 yaşındaki direnişçi Keşmirli lider Asiya Andrabi'yi üç kez ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Kocası ise, İslam’a sıkı sıkıya bağlı bir savaşçı olan Muhammed Kasım Faktu, 1993 yılından beri fiilen zindanlarda tutulmaktadır; daha önce de aynı suçtan, yani Hindu işgalciye boyun eğmeyi reddetmesinden dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu aile adalet nedeniyle yok edilmemekte, aksine Hinduların, her Müslüman aileye karşı yürüttüğü planlı savaşta, Keşmir’in Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ümmetine ait haraci bir belde olduğunu savunmaya cesaret etmesi nedeniyle yok edilmektedir.
Aynı kararda mahkeme, onun yakın arkadaşları Nahida Nasrin ile – ki bu durum daha da üzücü – sürekli ve vahşi tutuklamalara maruz kalan Fahmida Sofi'ye de otuz yıl hapis cezası vermiştir. Bugün ise, bir zamanlar hayat dolu olan bu aktivist, Tihar Hapishanesi’nde geçirdiği yıllarca süren şiddetli hapis hayatının ardından ve işgalcilerin sistematik zulmü onu paramparça ettikten sonra, tekerlekli sandalyeye mahkum bir şekilde tahliye edilmiştir.
Bunlar sadece münferit zulüm vakaları değildir; aksine bunlar, Hindu devletinin yedi yıldan fazla bir süredir Keşmirli Müslümanların kanıyla yazdığı yapısal baskıya dair açık bir kitabın özenle hazırlanmış bir bölümüdür. İşgal sadece sahadaki askeri varlıkla sınırlı değildir; aynı zamanda, Keşmir’in putperest Hindu dinine mensup olanlara değil, ümmete ait olduğunu ısrarla vurgulamaya cesaret eden her Müslümanın iradesini, aklını ve ruhunu kırmak için tasarlanmış çok katmanlı bir baskı sistemidir.
Nitekim sözde Hindistan yargı erkinin hakikati ortaya çıkmış ve onun, Hindu devletinin bir uzantısından başka bir şey olmadığı netleşmiştir. Zira yasal terörizmin bir aracı olan sert "Yasadışı Faaliyetlerin Önlenmesi" (UAPA) yasası altında bu otorite, siyasi direnişe karşı ömür boyu hapis ve onlarca yıl süren hapis cezaları verirken, işgalci güçleri hesap verebilirlikten korumaktadır. Asiya Andrabi ve Sofi Fahmida’nın davaları bu saçmalığı açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca uydurma suçlamalarla Hindistan hapishanelerinde çürüyen, adil yargılanma hakkından mahrum bırakılan, işkenceye maruz kalan ve dünya tarafından unutulan büyük küçük binlerce Keşmirli Müslüman erkek ve kadın da bulunmaktadır. Buna karşılık Silahlı Kuvvetler Özel Yetkiler Yasası (AFSPA) uyarınca Hindu askerler, cinayet, tecavüz ve işkence suçları işlemekte, yasal dokunulmazlıktan yararlanmakta ve mahkemeler ise bu korkunçlukları “ulusal güvenlik” meselesi olarak ele almaktadır.
Hindu devlet sistemli, planlı ve kasıtlı bir toplu cezalandırma uygularken, İslamabad’daki rejim ise, Dr. Afiye Sıddıki’yi haçlı Amerika’ya teslim ederek onun karanlık hapishanelerinde işkenceye maruz bırakmıştır; bakın şimdi de Asiya Andrabi ve Sofi Fahmida’yı terk ederek onları putperest Hinduların pençesine terk etmektedir.
Pakistan'daki hain yönetimin 370. maddenin kaldırılmasına verdiği zımni onay ve kasıtlı teslimiyeti, onun tam bir suç ortaklığı içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Böylece Pakistanlı yöneticiler, uluslararası sistemi memnun etmek ve mevcut durumu korumak uğruna Keşmirli Müslümanları feda etmeye hazır olduklarını kanıtlamışlardır. Bu liderlik, sömürgeci efendilerinin diktelerine bağlı kalarak işgali meşrulaştırırken, Asiya gibi anneler ve Sofi gibi kızlar diri diri Hindistan’daki hapishanelere gömülmektedir. Böylece Allah Subhanehu'nun şu emrini tamamen terk etmişlerdir: َمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْ هَذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيّاً وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَصِيراً “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?” [Nisa 75]
Ey Pakistan ordusu içindeki muhlis subaylar ve askerler! Ey silah ve madalya sahibi adamlar, bu mazlum ümmetin özgür kadınlarından size yönelen çığlıklarına kulak verin. 64 yaşındaki şu yaşlı anne Asiya Andrabi’ye ve işgalcilerin vahşeti yüzünden artık tekerlekli sandalyeye mahkum olan genç kadın Sofi Fahmida’ya bir bakın ve hâlâ Amerikan hapishanelerinin cehenneminde tutulan Dr. Afiye Sıddıki'yi hatırlayın. Bir bakın kâfirlere karşı nasıl da dimdik duruyorlar ve kararlılıklarından bir milim bile ödün vermiyorlar. Bu kadınlar silahsız ve hapsedilmiş olmalarına rağmen imanları sarsılmaz bir şekilde kalmaya devam etmektedir. O halde mazeretiniz nedir Allah aşkına?! Oysa sizin tanklarınız, uçaklarınız ve ağır silahlarınız olduğu gibi askeri gücünüzle övünüyor, göğsünüzü madalyalarla süsleyip dünyanın hayranlığını kazanmaya çalışıyorsunuz; ama yine de kız kardeşlerinizi bu alçakça zulümden kurtarmak için tek bir tabur bile harekete geçirmiyorsunuz!
Allah Azze ve Celle sizin önünüze büyük bir fırsat açmıştır; zira ABD’nin sahte hegemonyası çökmekte ve sahte bir şekilde kutsallaştırılan uluslararası düzen ise bakın işte onu kuranların eliyle ihlal edilmektedir. Sömürgeci güçler kendi işleriyle meşgul olup çökmektedir. Peki sizler ne bekliyorsunuz Allah aşkına?! Gerçek adamlar gibi adım atın! Hain yöneticilerinizin zincirlerini kırın ve bu ümmetin Ensarları olun!
Vallahi eğer harekete geçmezseniz, Asiya ve Afiye’nin çığlıkları ve çağlayan gözyaşları ve aynı şekilde bu ümmetin mazlum özgür kadınlarının çığlıkları ve gözyaşları, kıyamet gününde aleyhinize büyük bir şahit olacaktır. İhanet ve yüzüstü bırakmanın yükü korkunç olup göklerin ve yerin Yaratıcısının huzuruna çıktığınız gün, o yükü taşıyamayacaksınız. İşgal geçicidir, İslam'ın zaferi ise kaçınılmazdır. يُرِيدُونَ أَنْ يُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللَّهُ إِلَّا أَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ “Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.” [Tevbe 32]
Ümmet sizin yardımınızı bekliyor; bu ümmetin özgürleri ancak Raşidi Hilafet sayesinde kâfirlerden kurtulacaktır Ey Pakistan Ordusu’nun subayları! Eğer şimdi harekete geçmezseniz hem dünyada hem de ahirette Allah’ın huzurunda çok büyük bir utançla karşı karşıya kalacaksınız! Haydi o zaman zincirlerinizi kırın ve Keşmir’deki mazlumlara yardım edin.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhammed Abdullah – Hindistan



