Birleşmiş Milletler, Hadramut’ta Şiddet Gören Kadınlar İçin Bir Sığınma Evi İnşa Ediyor!!
- Kategori Haber ve Yorum
- |
Haber-Yorum
Birleşmiş Milletler, Hadramut’ta Şiddet Gören Kadınlar İçin Bir Sığınma Evi İnşa Ediyor!!
Haber:
Yemen’deki sosyal medya platformlarında, Hadramut ilinin merkezi Mukalla’da aileleri tarafından şiddet gören kadınlar için bir sığınma evi inşa edildiğine dair haberler yayıldı. (4 Haziran 2026)
Yorum:
Yemen hükümeti bu sığınma evinin inşa edilmesi ya da inşaatına başlandığını açıklamamıştı; bu yüzden insanlar, sığınma evinin bu kadar hızlı bir şekilde inşa edilip donatılmasına şaşırmıştır. Bu nedenle Hadramut halkının şiddetli tepkisi olmuş, sosyal medyada projeyi reddeden paylaşımlar yayılmış ve insanlar, kadınları ister babaları, isterse eşleri veya kardeşleri olsun velilerine karşı isyan etmeye teşvik eden bu sığınma evinin kapatılması yönünde yoğun bir etkileşime girmiştir. Dolayısıyla mesele sığınma evi değildir; aksine bu evin lehine çalışan bir hukuk ekibi ve kadın kuruluşlarıdır; zira bunlar, kadının üzerinde kimsenin otoritesi olmadığı ve kadının hayatını istediği gibi seçme hakkına sahip olduğu şeklindeki Batılı bir fikri yaymaktadır. İldeki güvenlik ve hukuk kurumları ise, İslam kültürüne yabancı olan bu fikirleri hayata geçirmek ve uygulamak için kullanılmaktadır. Yemen hükümeti, insanların bu sığınma evine karşı şiddetli saldırısını ve onların hedef alınanın sadece kadınlar değil, aksine İslam’ın Müslüman kadına, babasına, kocasına ve aile fertlerine ilişkin mefhumları olduğunu anladığını görünce, Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı bir bildiri yayınlayarak, İslam’ın kadını onurlandırmak için geldiği ve bu sığınma evinin de bu onurlandırmayı pekiştirdiğini şeklinde kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır. Ancak bu açıklama, devletin kendi vatandaşlarına karşı komplo kurduğunu, Birleşmiş Milletler kararlarına boyun eğdiğini ve o dönemde Asya ve Afrika'nın doğu bölgelerine çok sayıda insanın göç etmesi nedeniyle İslamiyet'i bu bölgelere yaymakla gurur duyan bu muhafazakâr ülkede İslam’a ve onun hükümlerine karşı Birleşmiş Milletler'e hizmet ettiğini ortaya çıkarmıştır.
Kadının onurlandırılması, onun korunması gereken bir namus olarak görülmesiyle olur; bu nedenle İslam, kadını korumuş ve ona gözetip kollayacak bir veli (vasî) tayin etmiş, bu veliye, ister anne, ister kız kardeş, ister kız çocuk isterse de eş olsun bakmakla yükümlü olduğu kişiler için harcama yapmasını zorunlu kıldığı gibi erkeğin de sorumluluğu altındaki kadın ve çocukların bakımını sağlamak için çalışmakla yükümlü kılmıştır. Ayrıca İslam, erkeğin ister fakir ister zengin olsun eşinin malı üzerinde tasarrufta bulunmasını engellemiş, malı üzerinde tasarruf hakkını sadece kadına vermiştir. Ancak kadının doğası geri zayıf olması nedeniyle, özellikle evlilik, kefalet, bakım, miras ve benzerleri gibi içtimai nizam hükümlerinde onu koruyacak bir velinin bulunması gerekli kılmıştır. Bununla birlikte İslam kadına, kendi malı üzerinde tasarruf ve satış, kiralama, ortaklık ve benzerleri gibi ticari sözleşmeler yapma hakkı da tanımıştır.
Ancak Batı, İslam’a karşı yürüttüğü medeniyet savaşı çerçevesinde, önce kadını, ardından da aileyi ve toplumu ifsat etmeye çalışmaktadır; bu nedenle evliliğin geciktirilmesi fikrini yaymakta, çok eşliliği reddetmekte, çocuk sahibi olmaya veya azaltılmasına karşı mücadeleyi desteklemekte, kadının özgürlüğü ile velisinden kurtulması fikirlerini yaymaktadır ki böylece vasinin kadın üzerinde hiçbir otoritesi kalmasın; böylece de Allahu Teala'nın şu kavline aykırı davranmaktadırlar: وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ “Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır.” [Bakara 228] Yani velayet farkı vardır demektir.
Bu nedenle Hadramut ve Yemen’in tüm illerindeki halkımızı, şehir ve köylerinde bu tür evlerin varlığını engellemenin yanı sıra aileyi yıkmaya yönelik fikirlerin ve insanlar arasında rezilliğin yayılmasını engellemeye de davet ediyoruz; tıpkı Aleyhissalatu ve’s Selam’ın şöyle buyurduğu gibi: لَا طَاعَةَ لِمَخْلُوقٍ فِي مَعْصِيَةِ الْخَالِقِ “Yaratıcıya isyanda kula itaat yoktur.” Bu yüzden İslam’ın hükümlerine sımsıkı sarılmak ve ister kadın-erkek arasındaki içtimai nizam olsun, ister ekonomik sistem olsun, isterse yönetim sistemi olsun bu hükümlerden kıl kadar sapmamak gerekir; zira bunların hepsi Allah Teala’nın katından olup bu hükümlere bağlı kalmak dünya ve ahiret için bir kurtuluştur. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: اتَّبِعُواْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلاَ تَتَّبِعُواْ مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء “Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin.” [Araf 3]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazdı
Abdulaziz El-Hamid – Yemen




