Pazartesi, 13 Ramazan 1447 | 2026/03/02
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Ürdün Kralı 2. Abdullah Kime Mesaj Gönderiyor

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

Haber - Yorum

Ürdün Kralı 2. Abdullah Kime Mesaj Gönderiyor

Haber:

Ürdün Kraliyet Divanından yapılan açıklamaya göre Ürdün Kralı 2. Abdullah, başkent Amman'daki el-Hüseyniye Sarayı'nda Ürdünlü Gazeteciler Sendikası'nın üyelerini kabul etti.

Kral Abdullah, gazetecilerle görüşmede yerel ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran'la ilgili gelişmelere de değinen Kral Abdullah, diyalog ve siyasi çözümlerin bölgede artan gerilimi düşürmenin tek yolu olduğunu ifade etti.

Kral Abdullah, "Ürdün, hava sahasının ihlal edilmesine veya savaş alanı olmasına izin vermeyecek. Ürdün Krallığı ve vatandaşlarının güvenliği her şeyin üstündedir." dedi.

Filistin meselesine de işaret eden Abdullah, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te mevcut statükoyu değiştirme yönündeki girişimlerine karşı dost ve kardeş ülkelerle birlikte hareket ettiklerini belirtti. (trthaber, 24/02/2026)

Yorum:

Şarkul Avsat’ın Şubat 2022 tarihli haberine göre “Ürdün ile ABD arasındaki ortak savunma anlaşmasının tezahürlerinden biri ortaya çıktı. Nitekim yaklaşık 4 milyar Dolar değerinde yaklaşık 16 savaş uçağı, gelişmiş silah sistemi ve radar satın almak için Ürdün-ABD anlaşması ilan edildi.

Halkın anlaşma gerekçelerine duyduğu şaşkınlık ortasında Ürdün hükümeti, ayrıntılar hakkında sessizliğini korudu. Hükümet, anlaşmanın korona pandemisi nedeniyle ağır borç yükü altında olan devlet hazinesinden değil, bir ABD hibesi tarafından finanse edildiğini söylemekle yetindi.

Anlaşmanın ayrıntılarına gelince; ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre Ürdün Anlaşması, F100-GE-129D modellerinin motorlarına, savaş uçağı yazılımını güncelleme konusunda uzmanlaşmış ‘IPDG’ cihazlarına, F-16 uçaklarında uzmanlaşmış bilgisayarlara ve konum belirleme sistemlerine ek olarak, 12 adet F-16 C Block 70 uçağı ve 4 adet F-16 D Block 70 uçağı siparişini içeriyor.

Ürdün hava yeteneklerinin kısa tarihçesi; Ürdün Hava Kuvvetleri, Birleşik Krallık’ın 1931’de Ürdün’de hava üsleri inşa etmesiyle kuruldu. Daha sonra 1950’de Krallık, ‘Arap Hava Tugayı’ olarak bilinen bir hava kolu inşa etmeye başladı ve ardından 1955’te ‘Kraliyet Ürdün Hava Kuvvetleri’ kuruldu.

ABD merkezli ‘Global Firepower’ internet sitesine göre, Ürdün Hava Kuvvetleri dünyanın en güçlü 140 ordusu arasında 36. sırada yer alıyor. Ürdün ordusu ise dünyada 75. sırada yer alıyor.

İnternet sitesine göre Hava Kuvvetleri, 44 savaş uçağı, 4 saldırı uçağı, 13 askeri nakliye uçağı, 5 özel görev uçağı ve 133 helikopter olmak üzere 255 savaş uçağına sahip.

Öte yandan eski Ürdünlü Bakan Hazem Kaşvi, özellikle Joe Biden’in Ürdün Kralı ile Beyaz Saray’da görüşmesi ve daha sonra iki ülke arasında karşılıklı savunma anlaşmasının imzalanması sonrasında ‘Ürdün-ABD ilişkilerini’ oldukça derin ve stratejik olarak nitelendirdi.

Kaşvi, Washington’un Ürdün rejimini desteklediğini ve bölgedeki rolüne önem verdiğini söyledi. Eski Bakana göre Ortak Savunma Anlaşması, Biden’in Beyaz Saray’da imzaladığı ilk askeri anlaşma.

Bu gelişme, Ürdün’ün ABD askeri teçhizatı satın aldığı ilk sefer değil. 2018 yılında Ürdün Ordusu, Ürdün sınırının güvenliğini artırmak ve DEAŞ militanlarına karşı sınır dışı operasyonlarına katılmak amacıyla bir grup Amerikan ‘Black Hawk’ helikopteri satın aldı.

Amman’daki ABD Büyükelçiliği’nin internet sitesine göre son beş yılda ABD yardımının değeri, 6,5 milyar Dolara ulaştı.

Son 40 yılda ABD ve Ürdün arasındaki ilişkiler yakın ve iyi düzeyde ilerledi. 1951 yılından bu yana Washington, Ürdün’e 20 milyar Dolardan fazla yardımın yanı sıra güvenlik, sağlık, eğitim ve su alanlarında önemli destek sağladı.

2021’de Ürdün ve ABD, Washington’un Ürdün’de askeri varlığa sahip olmasına, askeri üsler inşa etmesine ve ‘özellikle Ürdün’deki 3 bin ABD askerinin varlığıyla birlikte Ürdün topraklarının askeri saldırılar için kullanılması’ da dahil hesap vermeksizin özgürce hareket etmesine izin veren ortak bir savunma anlaşması imzaladı.”

Tüm bu gelişmelerin ardından Muvaffak Salti Hava Üssü, Orta Doğu'daki başlıca ABD askeri üslerinden biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca Burj (Kule) 22 üssü gibi diğer resmi olmayan üsler de mevcuttur.

Şimdi tüm bunlardan sonra Kral 2. Abdullah hangi hava sahasının ihlal edilmesinden bahsediyor Allah aşkına?! Ürdün’ün neredeyse tüm hava sahaları Amerika’nın özel mülkü haline gelmişken, nasıl oluyor da Kral Abdullah, Ürdün’ün ve vatandaşlarının güvenliğinden bahsedebiliyor anlamak mümkün değil? Tüm bunlar gösteriyor ki Ürdün Kralı 2. Abdullah, ülkesinin ve vatandaşlarının güvenliğinden ziyade kendi tahtının güvenliğinden ve Amerika’nın güvenliğinden bahsediyor; zira sırf tahtı uğruna hem bedenini hem aklını hem ülkesini hem de halkını sömürgeci kafire satmış olan birinden başka bir davranış da beklenemezdi zaten. 

Kral Abdullah’ın, “İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te mevcut statükoyu değiştirme yönündeki girişimlerine karşı dost ve kardeş ülkelerle birlikte hareket ettikleri” şeklindeki açıklamasına gelince; kral Abdullah’ın dost ve kardeş ülkeler olarak bahsettikleri Amerika, onun üvey evladı Yahudi varlığı ve Amerika’nın ajanları olan Müslümanların başındaki diğer yöneticilerdir; zira Ürdün rejimi, Yahudi varlığı iki yıldan fazla bir süredir Gazze halkını vahşi bir şekilde katlettiği halde kılını dahi kıpırdatmamış ve Amerika Yahudi varlığına açıkça her türlü desteği verdiği halde, bırak Amerika’ya karşı koymayı onu kınayan tek bir söz bile söylememiştir. Hatta İran, Yahudi varlığına yönelik göstermelik füze saldırısında bulunduğunda, İran füzelerini Ürdün semalarında imha etmiştir.

Sonuç olarak Kral Abdullah’ın, “Ürdün, hava sahasının ihlal edilmesine veya savaş alanı olmasına izin vermeyecektir” şeklindeki açıklaması, Amerika’nın İran’a yapacağı olası sınırlı saldırısına karşılık İran’ın Yahudi varlığına yapacağı hava saldırısına asla izin vermeyeceğiz şeklinde okunmalıdır. Bu da Ürdün Kralı’nın mesajının, efendisi Amerika adına İran’a yönelik bir mesaj olduğu anlamına gelmektedir. Bu da gösteriyor ki Ürdün Kralı’nın dostu olan ülkeler, Amerika ve onun müttefikleri olup düşmanları ise İslam ülkeleri ve İslam ümmetidir.

Özelde Ürdün halkının, genelde ise tüm İslam ümmetinin Ürdün Kralı başta olmak üzere Müslümanların başındaki diğer yöneticilerin bu açık ihanetleri karşısında sessiz kalmaları, dahası onlara itaat etmeleri Allah katında büyük bir cürümdür. Bu yüzden bu günahtan kurtulmalarının tek yolu, bu yöneticileri tahtlarından indirip onların enkazı üzerine İslam ümmetinin tek dostu ve koruyucusu olan Raşid bir Halife getirmeleridir; ancak bu şekilde bu günahtan kurtulabilirler. Aksi taktirde bu günah, dünyada peşlerini bırakmayacak ve sürekli olarak yöneticilerinin ihanetine maruz kalacaklardır. Ahiretin azabı ise daha şiddetlidir.

Allah’tan, bu mübarek ayda, bu ajan rejimlerin tahtlarını yerle bir etmesini ve İslam ümmetine, onları gerçekten koruyup gözetecek, İslam ümmetinin düşmanlarına haddini bildirecek ve Yahudi varlığını kökünden kazıyıp atacak Raşid bir Halife nasip etmesini temenni ediyoruz. Amin. 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ramazan Ebu Furkan

Devamını oku...

Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) Damrat Müstariha’yı Ele Geçirmesi, Darfur’un Koparılması Senaryosunun Bir Parçasıdır

23 Şubat 2026 Pazartesi günü Hızlı Destek Kuvvetleri, Darfur’un kuzeyinde bulunan ve kabile lideri, aynı zamanda orduyla müttefik olan Devrimci Uyanış Konseyi Başkanı Musa Hilal’in kalesi sayılan Damrat Müstariha’nın kontrolünü ele geçirdi. Gelen haberlerde Musa Hilal’in Çad’a kaçtığı, oğullarından birinin öldürüldüğü ve diğerinin yaralandığı yer almaktadır. Kuzey Darfur’da bulunan bu bölge, Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kontrolü dışında kalan son yerdi. Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Daklo “Hamideti”, Uganda’nın başkenti Kampala’da yaptığı bir konuşmada, Müstariha’yı ele geçirmek ve tüm Darfur’u kuvvetlerine boyun eğdirmek amacıyla saldırı tehdidinde bulunmuştu! Müstariha’ya yönelik bu saldırı, son iki gün içerisinde Kuzey Darfur’da, Çad sınırındaki Tina kasabasında ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında patlak veren şiddetli çatışmalarla eş zamanlı gerçekleşmiştir. Tina, Darfur bölgesinde ordunun elinde kalan son kaleydi.

Tüm bu askeri hareketlilik, ABD Başkanı’nın Afrika ve Ortadoğu Özel Temsilcisi Massad Boulos’un “yakın zamanda bir ateşkes imzalanacağı” yönündeki açıklamalarıyla aynı zamana denk gelmektedir. Nitekim Boulos, geçtiğimiz Cuma günü Sudan’daki çatışmanın taraflarına, ön koşulsuz ve derhal insani bir ateşkesi kabul etmeleri çağrısını yinelemiştir. Gerek askeri gerekse siyasi olsun tüm bu hareketlilik; Amerika’nın yönettiği ve Sudan’daki çıkarlarına hizmet edecek şekilde yönlendirdiği Darfur’u Sudan’dan koparma senaryosunu tamamlamak üzere sahneyi hazırlamayı amaçlamaktadır. Böylesi bir zamanda, bu komployu durdurmak için bütün çabaların seferber edilmesi gerekirken, Sudan hükümeti güvenlik ve yargı aygıtları aracılığıyla el-Ubeyyid şehrindeki Hizb-ut Tahrir gençlerine karşı asılsız kumpas davaları açmaktadır. Oysa bu gençler, yaptıkları fikrî ve siyasî mücadeleyle Amerika’nın Darfur’u ayırma planını boşa çıkarmayı; samimi güç ve kuvvet ehlini şer’î sorumluluklarını yerine getirmeye çağırarak ülkenin bölünmesini engellemeyi; Nübüvvet Metodu üzere Hilâfeti ikame ederek İslâmî hayatı yeniden başlatmayı hedeflemektedirler.

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz, dün de bugün de ümmetin gören gözü, işiten kulağı olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Halkımız kurulan komployu fark edene, ülkemizin birliğine kasteden her türlü ajanı ve haini çöpe atana ve İslam Devleti Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışana dek çıplak uyarıcı olmayı sürdüreceğiz. Hilafet, sömürgeci kafirin kökünü kazıyacak, ülkenin birliğini ve bütünlüğünü koruyacak ve hatta onu tüm Müslüman ülkelerle birleştirecektir. Hilafet liderliği, Allah’ın hidayetiyle çocuk tecavüzcülerinin ve katillerin elinden çekip alacak ve tüm insanlığı hayra ve adalete sevk edecektir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا للهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]

Devamını oku...

Siyaset Salonu Oturumuna Davet

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu, basın mensubu kardeşleri, siyasetle ilgilenenleri ve kamu meseleleriyle ilgilenen tüm kesimleri, Siyasi Salonun yeni bir oturumuna davet etmekten memnuniyet duyar. Bu oturumda, Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Merkezî İrtibat Komitesi Başkanı Üstat Nasır Rıza Muhammed Osman konuk edilecektir. Oturumun başlığı:

Epstein’ın Suçları ve Kapitalist Uygarlığın Gerçekliği

Siyasal salon oturumunun moderatörlüğünü Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Merkezî Temas Komitesi üyesi Üstat Abdullah İsmail yapacaktır.

Tarih: 11 Ramazan 1447 / 28 Şubat 2026 Cumartesi Saat: 13.00

Yer: Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Port Sudan Bürosu, El Azama Mahallesi, Stad Caddesi, Stadın Doğu Tarafı.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER